Merhaba, öncelikle üniversite ve bölüm seçme sürecinin ne kadar zor olduğunu biliyorum; o yüzden sana sonsuz başarılar ve kolaylıklar diliyorum. Umarım tüm bu stresli süreç bittiğinde verdiğin kararlardan ve yaptığın seçimlerden çok mutlu olursun.

Toplumda bazı mesleklerin daha iyi algılanması (“Oo tıp mı okuyorsun, helal olsun!”), ailelerimizin bizden beklentileri (“Evladım bak bu bölümde okursan babanın işlerine de yardımcı olursun.”), kendi isteklerimiz hatta belki sen daha ne istediğine bile karar veremedin. Tüm bunlar üstüne geliyor biliyorum. Ben de aynı şeyleri yaşadım. Liseden Matematik-Fen alanında mezun oldum. Benden beklenilen, çok tercih edilen bir mühendislik bölümü seçmemdi; ama benim aklımda hep havacılık ile ilgili bir şeyler vardı. Uçak Mühendisliği çok cazipti; ama bir yandan da daha fazla sayısalla uğraşmak istemiyordum. ÖSYM tercih kılavuzunun sayfalarını karıştırırken Özyeğin Üniversitesi ‘nin o sene Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği (adı daha sonradan Havacılık Yönetimi oldu) diye bir bölüm açtığını gördüm.

Ve her şey böyle başladı.

Tanıtım döneminin ilk günü Özyeğin Üniversitesi’ni ziyaret ettim. Eğitimin %100 İngilizce olması, akademik kadrosunun çok kuvvetli olması ve üniversitenin İstanbul’da olması beni çeken şeylerdi. Öte yandan, bölüm ilk defa öğrenci alacağından herhangi bir taban-tavan puanı yoktu ve üniversitenin ilk yılları olduğu için üniversite ve bölüm hakkında kimse fazla bilgi sahibi değildi (bunlar da bende kararsızlık yaratıyordu). Durum böyle olunca, annemle birlikte bize okulu gezdiren öğrenci arkadaşı sorularımızla sıkıştırdık. Sonuçta bize en tarafsız bilgiyi o okulda okuyan bir öğrenci verebilirdi, ki öyle de oldu. Tanıtım ekibindeki arkadaşım beni Özyeğin Üniversitesi’ne gelmeye kısa sürede ikna etti.

Sonunda Özyeğin Üniversitesi öğrencisi olmuştum ve hazırlığın ilk günü bütün korkularım geçmişti. Okulumun sağladığı sayısız imkân sayesinde çok keyifli bir üniversite hayatı geçirdim. İstediğim bölümü okudum, inanılmaz arkadaşlar ve hocalar edindim, psikoloji dalında yan dal yaptım, Erasmus programıyla bir dönem yurtdışında okudum, okul eskrim takımında yer aldım, çok güzel bir şirkette staj yaptım, okurken okulun içinde ve dışında birçok yerde çalıştım. Mezun olduktan sonra gittiğim her mülakatta üniversitemin farkını bir kez daha anladım. İş konusunda da çok sevdiğim okulumdan vazgeçemedim. Şuan mezun olduğum okulda ve kendi bölümümde lisans üstü eğitimime Araştırma Görevlisi olarak çalışıyorum.

Sana tavsiyem öncelikle ne istediğini belirlemen. İstemediğin bir bölümde belki 4-5 sene eğitim görebilirsin; ama ömür boyu o alanda çalışamazsın. Bu yüzden mutlu olacağın yerde okuman daha sonra o alanda çalışman senin için çok önemli. Bu doğrultuda bol bol araştırmanı, okul ziyaretleri yapmanı, öğrenciler ve hocalarla konuşmanı öneriyorum.

Özyeğin Üniversitesi’ne geldiğinde dolu bir akademik hayatın yanı sıra, aktif bir sosyal hayatın da olacağına; mezun olduktan sonra da ömür boyu sürecek dostlukların ve başarılı bir kariyerin olacağına eminim. Ben bu okulda geçirdiğim her an için “İyi ki!” diyorum, umarım sen de aramıza katılır ve “İyi ki!” dersin.

Sevgiler,

Sena