Hayatımızın pek çok noktasında rahatlık çemberimizin içinde olmayı tercih ediyoruz. Sınırları aşmayı değil, kolay adapte olabileceğimiz ve aşina olduğumuz tercihlerde bulunuyoruz. Dolayısıyla 18 yaşına geldiğinizde kariyer planınızı da buna göre çiziyoruz. Peki ya ben size bunun tam tersini yaptığımı söylesem

Liseyi yatılı bir okulda okudum ve Türkçe-Matematik alanına yönelmiştim. Akademik olarak iyi durumda olan bir öğrenciydim dolayısıyla ailemin (özellikle annemin) aklında Uluslararası İlişkiler veya İşletme gibi bir bölüme yöneleceğim düşüncesi vardı. Ben de öyle sanmıştım. Ta ki asıl tutkumu keşfedene kadar.

Lise son sınıfa kadar hobi olarak devam ettirdiğim bu tutku, aslında benim ilerlemek istediğim bölümdü. Fakat kimse bana çıkıp “Sen bunu çok iyi yaparsın.” veya “Kolay iş bulursun, bu bölümü oku.” dememişti. Burada ilk iş size düşüyor; araştırmak, iletişime gezmek ve deneyimlemek. Özyeğin Üniversite’sinde Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünün açıldığı ilk sene, 2012, lise son sınıftaydım. Mail attım: “Gelip okulu görmek istiyorum, yardımcı olur musunuz?” diyerek. Hızlı bir şekilde, tarih saat ayarlandıktan sonra, okula gittim. Süha Abi (Soydan) ve Defne Tüysüzoğlu bana tüm okulu gezdirdiler, tüm sorularımı cevapladılar. Seneye orada okuyacağımı hayal ederek ve belki de içten içe bilerek, geri döndüm.

Öğretmenlerim ve annem akademik başarılarım sebebiyle İşletme veya Uluslararası İlişkiler gibi bölümlere yönelmemi istemişlerdi. Bense dirayet göstererek, hem annemi hem de okuldaki öğretmenlerimi dinlemeyerek, 2013 senesinde Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünü tam burslu kazandım, severek ve isteyerek.

Daha önce hiç profesyonel mutfak deneyimim olmamıştı fakat ben gastronomi, yemek, gıda ve servis sektörüne duyduğum merak sebebiyle derslerine gitmeyeceğim bir bölüm yerine bu bölümü tercih ettim. Bilmediğim, deneyime sahip olmadığım, sektörüne yabancı kalmış olduğum bir alanda bölüm seçerek belki de hayatımın en riskli kararlarından birini verdim. Sonuç: İyi ki de vermişim!

Şu an lise arkadaşlarıma dönüp baktığımda görüyorum ki içlerinden seçtiği bölümle mutlu olan tek insan ben olabilirim! Hepsinden önce iş hayatına atıldığımı da söylemeden geçmeyeyim. Üniversiteye başladığımdan beri devamlı olarak yarı veya tam zamanlı işlerde çalıştım, hepsinin farklı alanlarda olması sebebiyle bu çalışmaların bana çok şey kattığını düşünüyorum. Özellikle akademik kadromuz ve okul çalışanlarımızın bu konuda üzerimde çok emeği var, onların manevi desteği ve yardımlarıyla bunları yapmak çok daha kolay oldu

Buraya Gastronomi ve Mutfak Sanatları çok kolay bir bölüm yazamayacağım çünkü maalesef hayal ettiğiniz kadar kolay bölüm değil arkadaşlar. Özveri, ekip çalışması, disiplin ve düzen gerektiren bir bölüm ama aynı zamanda bence en güzel arkadaşlıkları kurabileceğiniz bölüm.  Merak, tutku, fedakârlık da istiyor fakat sonunda karşılığını da veriyor.

Bir ÖzÜ’lü olarak buraya tercih etme kararımla kendi serüvenime ilk adımımı atmıştım. Hayatımdaki en önemli kararlardan biri olduğunu ve en iyi tercihi yaptığımı düşünüyorum. Bunun üzerine sağlanan ortam, eğitim ve hocalarım sayesinde daha da ilerlediğimi, “asıl benliğimi” tanıdığımı, geleceğimin yapı taşlarını burada oluşturduğumu söyleyebilirim.

2017 Güz dönemi itibariyle Universita degli studi di Padova’da “İtalyan Gıda ve Şarabı” bölümünde yüksek lisansa başlıyor olacağım. Yani daha aşılacak pek çok sınır var ve her zaman olacak. Buna karar vermek de sizin elinizde.

Sınırlarınızı aşmanız dileğiyle,

-Neşe